Bursa’nın Fethi

Bursa, nedeniyetlerin en önemli şehirlerinden bir tanesidir. Tarihte gelmiş geçmiş pek çok Anadolu medeniyetleri Bursa’da da yaşam sürdürmüştür. Dünya medeniyetleri dışında Türk tarihinin en önemli devletlerinden olan Osmanlı Devleti’nin kurucu şehri olarak adlandırılan Bursa, 6 Nisan 1326 tarihinde resmî olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Bursa'nın Fethi
Bursa’nın Önemi

Günümüzde Bursa, sanayisi bakımından da Türkiye’nin en büyük ticarî hacme sahip şehirlerinden birisi. Yaşanılabilir şehirler listesinde 21. sırada olduğu da bilinmekte. Ancak Bursa’ya gereken önemin hiçbir zaman verilmediği de aşikâr. Bursa zengin işgücü ile, doğasıyla, insanıyla gerçekten Türkiye’nin incisi sayılabilecek bir şehirdir. Gereken önemin verilmemesini sahiline bakarak bile anlayabiliriz. Zira Bursa sahilleri turizme oldukça kapalı. Soğuğu ve sıcağı aynı anda yaşayabilen Bursa’nın en azından Uludağ’ı değerlendirilmiş olacak ki turizm açısından sadece orası var. Yurtiçi ve yurtdışı turistlerine Bursa’nın reklamı iyi yapılamıyor. Bu da en büyük turizm kayıplarından birisi olur. Bunun yanısıra Bursa’nın havalimanı olan Yenişehir Havalimanı da şehre yeten bir merkez değil. Ancak yine de durum o kadar vahim sayılmaz. Bursa’ya gereken önem yavaş yavaş veriliyor gibi duruyor. Umarım bu gerçekleşir. Zira bizim tarihimizin ve Anadolu medeniyetleri tarihinin önemli şehirlerinin başında gelen Bursa’ya her zaman en önemli değer verilmelidir.

Bursa’nın Fethi

Bursa’nın fetih sürecinin 9 yıl kadar sürdüğü söylenmektedir. Bu süreç, Osmanlı Devleti’nin ilk defa bir şehir kuşatması yapacağından kaynaklanmaktadır.

Bursa'nın Fethi

Orhan Bey, 1326 yılında büyük bir kuvvetle Bursa üzerine yürür. Aşıkpasazade ve Neşri gibi kaynaklar, Osman Gazi’nin, Bursa’nın fethinden önce oğlu Orhan’a: “Oğul, sen önce Adranos’a (Orhaneli) git ki, o kâfirin babası Dinboz gazasında benim Bay Kocam’ın düşmesine sebep oldu.” diyerek onu Gazi Mihal (Köse Mihal), Turgut Alp, Şeyh Mahmud ile gönderir. Orhan Bey, bu tecrübeli komutanlarla görüşerek Bursa’nın güneyinde ve bir bakıma Bursa’nın anahtarı durumunda olan Adranos kalesini alıp yıktırır. Orhan Bey’in gelişinden önce kaleyi boşaltıp Elete dağına çıkmış olan halk ve kale beyi, Orhan’a itaatini bildirirler. Bunun üzerine tekrar yerlerine iade edilen halka karsı Orhan Bey, insaf ölçülerini asmayacak derecede merhamet ve hoşgörülü bir şekilde davranır. Bundan sonra Bursa önlerine gelen Orhan Gazi, Pınarbaşı mevkiinde karargahını kurup kaleyi kuşatır. Bizans’tan beklenen yardımın gelmeyeceğini anlayan ve kaleyi kurtarmaktan da ümidini kesen kale beyi, Gazi Mihal Bey vasıtasıyla ve bazı şartlarla Bursa’yı teslim edeceğini bildirdiğinden 6 Nisan 1326 tarihinde Bursa Osmanlılara teslim edilir. Kale muhafızı olan Evrenos da Müslüman olarak Osmanlıların hizmetine girer. Orhan Bey, burayı aldıktan sonra babasının naaşını buraya getirterek sonradan Gümüşlü Künbed’e defnettirir.

Fetihten Sonra

Kentin alınmasından sonra Orhangazi, Bursa’yı ilk resmi Osmanlı başkentine yaptı ve Edirne’nin yeni başkent olduğu 1366’ya kadar Bursa başkent olarak kaldı. Sonuç olarak Bursa, Osmanlı tarihinde kurucu kenti olarak ve aynı zamanda Osmanlı mimarisinin doğduğu yer olarak da özel bir yere sahiptir. Bursa’nın ilk yıllarında Bursa Ulu Camii (1399), I. Bayezid Camii (1395), Hüdavendigar Camii (1385) ve Yeşil Camii (1421) yapılmıştır. Bu da Osmanlı mimarisi açısından çok güzel örnekler ve mimariyi geliştiren unsurlardır. Orhangazi saltanatı sırasında imaret, hamam, cami, han ve kervansaray gibi yapıların inşası yoluyla kentsel büyümeyi teşvik etmiştir ve bugün de Hisar ilçesi olarak bilinen yere bir cami ve medrese inşa etmiştir ve ölümünden sonra orada babasının yanında türbeye gömülmüştür. 1331 yılında Bursa’yı ziyaret eden Müslüman gezgin İbn Battuta, sultandan etkilenmiş ve Bursa’yı “güzel çarşılar ve geniş sokaklarla, bahçelerle ve yaylarla kuşatmış” keyifli bir şehir olarak yazmıştır.

Şimdi ise bize yakışan: Bursa gibi daha nice şehri bize çok zorlu şartlarda, binlerce şehit vererek alan atalarımızın mirasına sahip çıkmaktır. Her bir şehrimizin her karış toprağı bize emanettir. Bu emanete en iyi şekilde sahip çıkmalıyız. Bursa’nın fethinin 694. yıldönümü kutlu olsun.

Rıdvan Atmaca

Ben Rıdvan Atmaca. 2003 Bursa doğumluyum. Teknoloji, gündem, tarih konularına meraklıyım. Araştırma yapmak ve öğrenmek en büyük tutkum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir